10 Mart 2016 Perşembe

Uyumama izin verme baba, Çilem Doğan'ı Anlat bana




Masallarla büyüyen bir neslin çocuğunun, anlatılanlara inanma arzusu hep o kırmızı başlıklı kızı kurtaran ormancıya dayanır. Siz hiç sonu kötü biten masal duydunuz mu? Ben duymadım, Bende herkes kadar  pamuk prensesin prensiyle buluşup mutlu olduğu yerde kaldım. Kimse bana Pamuk prensesin sonrasından bahsetmedi. Mesela kilo problemi yaşadı mı? bilmiyorum, yaşadıysa hangi diyeti uyguladı dimi. Yada prens onu kurtardığı güne kaç kez lanet etti ? Seni öpeceğime cadıyı öpseydim dedi mi hiç onuda bilmiyorum? Ya o 7 cücelere ne demeli . Bu kadar uyumsuz bir grubun aynı evde nasıl geçindiklerini anlatan yok bize. Hiç mi biri istemedi çıkmak ayrı eve.

Sırf o sebep ile bu şarkının sözleri değişmeli, bana gerçekleri anlat baba demeli galiba. Kurt ile kuzu olsun ama bir annenin neden bilerek kızını o vahşi ormana gönderdiğini anlatmalı biri bana.

Yada anlatırken Hansel ile Gratel' den başla, hikayeyi anlatırken neden bir ailenin çocuklarını ıssız bir ormana terk ettiği gerçeğinin açıklamasını da unutma. Umut dediğimiz şeyin neden bir kırıntıdan fazla olamadığı söyle. Mesela kurbağa prensin prensesi ile karşılaştığında neden değiştiğini öğret bana. 

Bana gerçekleri anlat baba, içinde bütün oyunlar olsun.

Ben olmak varken neden gerçek bir çocuk olmanın tüm gerçeklerden daha önemli olmasının sebebini de anlatabilirsin. Anlata biliyorsan eğer  Pinokyo' nun kendine has özelliklerinden sıradanlaşmak için vazgeçme savaşını da öğret mesela. Farklı olmak bu kadar mı kötü baba yada sadece ben olmak.

Öğretebilirsen eğer bana neden prenseslerin hep kurtarılmak için bir prense ihtiyaçları olduğunu da merak ediyorum aslında. Madem prenses olmak böyle bir şey; ben kimsenin prensesi olmak istemiyorum, bana prensesim deme baba. Ben ben olmalıyım en nihayetinde, kim olduğumu bilmeliyim. Dışarının tüm dayatmalarına rağmen kendim olarak kala bilmeliyim özgürce.

Rakı sofralarının sohbetlerindeki gibi kurtarmasın kimse beni, uyumama izin verme baba...

Yağmur, kar olsun güneş ile ay ama değişen mevsimlerin dönen gezegenlerin nedenini anlat bana. Kelimelerin arkasına gizlenmiş cadının elmalarından bahset. 

Bir noktadan geçen sonsuz doğru gibi anlat bana. uyumama izin verme baba... 

Bana kendimi sevmeyi öğret baba, bana ben olmayı anlat. 
İçinde tüm sevdiklerim
İçinde gerçekler olsun.


Anlat ki, hiç bir hakim bizim hikayelerimizi dinlemek zorunda kalamasın baba. Yeşili ,ağaçta ormanda, çiçeğin dalında bilinsin. Hiç biri bilmesin 28. günden 29. güne geçen evliliğinde yediği yumrukla al olan elmacık kemiklerinin sonrasında öğrenmesin, tenindeki morlukların iyileşirken yeşile döndüğünü. Yeşili öyle bilmesin.

Evlilik cüzdanının sayfalarına sıkışmasın mahremiyet adı altında görmezden gelmeler. Bilmesin bir anne, sezmesin ölümün kapısını her akşam çaldığını. Hangi gün demesin mesela. Erkeklik onurunu anlat baba, fasulyenin tadına nasıl nüfuz ettiğini, halının püskülün de nasıl asılı kaldığını anlat bana.

Eğer anlatabilirsen bana, o kadının savcıya anlattıklarını ve suçun kimde olduğunu da anlat, Çilem Doğan' ı anlat baba... 






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder