Mitomanya da işler gün geçtikçe kararmış da kararmış. Huzur beklentisi ile ülkede olan halkın yaşadığı belirsizlik beklediği belirsizliğin yanında küçük bir kırıntıdan başka bir şey değilmiş. Bay Obtuse ruhundaki fırtınaları başkalarına yaşatmadan durabilen bir adam olmamak ile birlikte huzurdan da nefret edermiş. Kendi içindeki o dipsiz kuyunun karanlığı benliğine yayıldıkça üstündeki sis perdesi aralanmaya başlamış. Başlamış başlamasına ama bir iken iki olan bir azınlık çoğunluk olmak için çabalaya dursun biz size biraz daha Bay Obtuse' dan bahsedelim.
Bay Obtusu' un ülkenin başına geçmesi ile işler gün geçtikçe değişmeye, doğrular eğrilmeye, eğriler yok olmaya başlamış. Devlet kademelerinde görevli yetkililerin hevesleri gün geçtikçe azalırken, yeni sisteme uyum sağlayan yeni mitomanların türemesi ve boşalan yerlere yerleşmesi de pek zaman almamış. Bu değişimler ile aşama aşama ülke kararnlığı bürünürken Bay Obtuse da kendi hayallerinin ülkesini yaratmaya başlamış. Bencillik denilen olgu bile dile gelse Bay Obtuse 'un önünde saygı ile eğilir bir halde hastalığın evreleri günden güne artarak devam etmiş.
Yalanlar baş edilemez hal almaya başlamasıyla beraber, günlerden bir gün ülkede ekinler büyümez, ağaçlar çiçek açmaz olmuş. Daha çok tarım ile geçimini sağlayan halkın bu işe aklı ermemiş, Geçer, mevsimler değişiyor diyen bir kesimin yanı sıra bu uğursuzluğun sebebi Bay Obtuse diyen bir kesimde baş göstermeye başlamış.
Tabii insan aklı bu sınırlarını bilmek ne mümkün. Huzur mutluluk hakim olan sokaklarda, kaygı ve telaş baş gösterir olmuş. Bay Obtuse 'u başa geçmesi için ikna eden heyet bu seferde neler oluyor demek için onu ziyaret etmek istemişler. Ama konu Bay Obtuse olunca işlerin nasıl seyredeceği pek bilinmez olmasından mütevellit, bizim Ulu Mitoman nidaları ile başa geçirdiğimiz Bay Obtuse bu heyeti müsait olmadığını ileri sürerek kabul etmemiş. Tabii mümkündür, devlet meseleleri, yoğundur diyerek heyet geldiği gibi geri gitmek durumunda kalmış. Ama çiğ süt emen insan oğlu tek bir yerde değil ki, her yerde. Durum bu olunca heyetin içinde yükselmek isteyen Bay El-Hekim akşam saatinde haber etmeden Bay Obtuse' un yanına uğramış. Faka basılan Bay Obtuse red etme imkanını olmamasından dolayı çok sinirlenmiş olsa da, kabul etmenin daha akıllıca olacağı gerçeği ile beraber içeri buyur etmiş El-Hekim' i.
El-Hekim ona yalnız başına yapılamayacak işler olacağını, halkın bir süre sonra uykusundan uyanacağını ve bu eğer olur ise buralar da pek kalamayacağını ona kibar kibar anlatmış. Bunları anlatırken kulağına da neler yapılırsa işleri istediği gibi yürüteceğini fısıldamadan da edememiş. Bu konuşmadan büyük keyif alan Bay Obtuse, kendine yeni bir nefer bulmuş olmanın heyecanı ile tatlı bir anlaşmanın sayfalarının arasına sıkıştırmış.
El-Hekimin verdiği akılları ile Bay Obtuse hakimiyetini iyice ilerletirken Halkı da ona sempati beslemeye devam etmiş. El-Hekim çıkarları doğrultusunda en güvendiği insan olmasını fırsat bilerek Üretim bandını yönettiği fabrikanın ele geçirilmesinin önemini fısıldamış Bay Obtuse'un kulağına. Duyduğu her fikri hemen sahiplenen Bay Obtuse bunun için ne yapılması gerektiğini kendi fikri gibi ona sorar hale gelince El-Hekim istediğini almak üzere olan bir çocuk misali sevincini gizleyemez olmuş. Ama profesyonel bir tavır ile bu durumu beretraf ettikten sonra küçük bir isyan çıkmasının işe yarayacağını anlatmış sinsi sinsi. İlk başta gözü korksa da Bay Obtuse'un El HEkimi kaybetmeyi de göze alamadığı için kabul etmiş isyan hazırlıklarını. Ve sıra Gün seçmeye geldiğinde diğer ülkelerin başkanlarının geleceği günü belirlemeye karar vermiş iki kafadar.
Ülke başkanlarının geldiği gün her şey sıradan ilerlerken birden Ülke Fabrikanın üretimi durdurduğunun haberleri ile çalkalanmaya başlamış. El-Hekim başlarında işçileri ile çalışmayacaklarını bangır bangır herkese her yere ulaşmasını sağlamış. Tabi heyetin diğer üyeleri de El-Hekimi bilmelerine karşın böyle bir hain plan içinde olacağına ihtimal vermedikleri gibi fabrikada çalışan işçilere hak vermek ile bu durumu anladıklarını sanmışlar. Bay Obtuse olana biteni kendi yüksek duvarlarının arkasından sinlerken hiç bir şeyden haberi olmayan birinin edası ile tüm yöneticilerini olay için seferber etmiş.
El-Hekim bir grup isyancı ile görüşme talebini alınca işlerin istediği gibi gittiğine kanaat erdirmiş.Kendi seçtiği bir gurup insan ile Bay Obtuse' u ziyaret etmeye gitmişler.Odanın içi dört duvar, konuşulan konulardan buradan fizana yol olsa da anlamlı bir konuşmanın zerresi dökülmemiş dudaklardan. Laf kalabalıklarının içinde gelen heyet bir şey başardık sanarcasına dönmüş işlerinin başına.
Arkalarından dönen müzakerelerde elbette günah keçileri bulunmuş hemen. Planladıkları her aşamaya sadık giden iki zihnisinir üzüntü ve kızgınlık maskesi altında keyifli gülümsemeler atarak dolaşmışlar ortalarda. Ertesi gün Devletin ileri gelen kademelerinden seçilen ilk kurban ile kanlı bir ayrım baş göstermiş.
Fabrika durmak ile çalışmak arasındaki git gellerinin uzaması ile Bay Obtuse yaptığı işin doğruluğundan şüphe içine düşmüş.Düşmüş ama girilen yoldan dönmek mümkün olmayınca kaderine razı bir şekilde oyunu Bay El-Hakimin kurallarına göre oynamaya karar vermiş. Altın yumurtlayan tavuk misali tavuğu kesmiş olmanın hazin sonunun kendi içinde yazıldığı kaygısı olsada bu durum ile baş etmenin diğer yollarını aramaya başlamış.
Fabrika bu elbet çalışır, Bay Obtuse ve El-Hekim nerde, ne yaparlar yazarımız şimdilik bilmese de Mitomanyadaki günlük güneşlik havaların kasvet yüklü bulutlarla bezendiğini görmezden gelemeyiz.
Ayrıca Ülkede süren önemli bir davanın da aynı zaman gelmesinin hınzır bir tesadüften ileri gitmemiş olması biz izleyenlerin gözünden de kaçmamıştır.
Mitomanya bugün karalara bel bağlasa da yarının aydınlık günlerinde görüşmek ümidiyle...
Esenlikle kalın,

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder