29 Şubat 2016 Pazartesi

Muteber Vol2



Muteberim,

Nasılsın iyi misin iki gözüm? Geçen gün bir arkadaşım ile kahve içerken laf lafı çağırdı ve anılardan bahsetmeye başlamışım. Anılar bir başlayınca kurduğum cümlelerimin öznesi hep sen, ben dur durak bilmeden başlamışım seni anlatmaya. Bilirim böyle şeyler söyleyince kızarsın bana ama kızma  be canım iki haneli odası. İnan hepsi seni özlemekten.  Ne kadar zaman geçmiş görüşmeyeli farkında mısın? Ferit amcanın kahvesindeyim şimdi, tamda onun oturduğu yerden sana sesleneyim istedim. 

Buraları bıraktığından farklı artık.Ferit amcanın tam da dediği gibi bir yerin insanları değişti mi  o yerin çehresi de değişiyor ister istemez. Eskinin havası pek kalmıyor. Adı gibi dostluklarla beraber buranında her şeyi eskimeye başlıyor ve bir bakıyorsun kimseler kalmamış etrafında.

İşte o zaman yaşlandım diyorsun. Bilirim sen hiç sevmezsin yaşlandım dememi fakat gerçek artık bu. Senin o ilk gördüğün zamanki delikanlı değilim. Görüp geçirdiğim her anının tortusu var sesimin hafifliğinde. Gerçi insan nelere alışmıyor ki ...

Geçen gün oturduğum eski eve uğradım. tüm çocukluğum gözümün önünden geçti birden bire... Unuttuğum bir çok anı hücum etti, tatlı bir sarhoşluk ve tebessüm ile andım tüm olanları. Annemin evin içinde telaşlı dolanışlarını gördüm tekrardan, nasılda gezerdi o odadan odaya. Benim ise onun peşinden saklanarak yaptığım tüm muzurluklar hala o evin odalarında yaşıyor muteber. Bu inanılmaz bir duygu benim için.

Çok özlemişim eskiyi. Hani hep yeni cezbederdi insanları peki beni ise eskinin cezbetmesi normal mi? Hala büyüyememişim görüyorsun yaa.

Mahallenin delisi bile o hep oturduğu köşede sanki. Aynalı deliyi hatırlarsın sanrım. Hani şu insanlara direkt bakmak yerine aynadan bakarak gezen adamdan bahsediyorum sana. Onun o aynadaki yüzü hala gözümün önünde. Fark ettim de ben hiç onun gözlerine direkt bakmamışım. Ne acayip hep bir kırık aynadaki aksinden tanımışım onu. Gerçi kimi tanıdım ki muteber? Her tanıdığımı sandığım insanın elinde görünmez bir ayna yok muydu? Vardı galiba. Ama şimdi bunu bilmek ne mümkün. İnsanların göçüp gitmesiyle inen sır perdeleriyle dolu hayatım.

Ama bugün en çok ne mutlu etti beni biliyor musun? Kahvede okurken üniversiteli bir genç geldi, köşedeki o küçük masaya oturdu, çayını söyledikten sonra Aziz Nesin'in bizim dediğimiz kitabını çıkarıp okumaya başladı. Evet bildin "70 yaşım merhaba". Bu kitap üstüne ne sohbetlerimiz vardı. Tülsüyü severek okuduk o kitabı, baktığımız her yerde tülsü ile bir anı bıraktığımız o günleri hatırladığımda gözlerimin dolmasını engelleyemedim. Dokunacakmışım gibi yakın olan bu anılara bu kadar uzak olmak beni bir hayli üzdü. ama en azından elimizde bu anılarımız var öyle değil mi?

canımın iki gözü seni hatırlamak beni mutlu etti, senden de iki kelam duymak beni mesut eder.

Sevgi ve Saygılarımla..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder