21 Nisan 2015 Salı

Photosentez


 
Anlar ile yapılan değerlendirmedir photosentez. Çekip sakladığınız anlarınızın toplamıdır yargılarınız, tecrübeleriniz, hissettikleriniz... Her çekim öz barındırmadığı içindir belki de bu kadar acımasız ve önyargılı yaklaşımlarımız.
 
Kendimize toz kondurmayan beynimizin oyunları hepsi. Dün "Dedemin İnsanları" isimli filmi izledim. Her izlediğimde başka bir noktaya yapılan teması fark etme şansını yakalasam da, yaşadığım his aynı. Öyle bir dedenin torunu olamamanın garip bir kıskançlığını yaşıyorum içimden. Ne kadar garip değil mi? Bir dede istiyorum ve o filimdeki gibi bir dede. Hayat herkese aynı olanakları sunan bir olgu değil. ve benim şansıma öyle bir dedem hiç olmadı. Bir tanesi ben doğmadan ölmüştü bir tanesi ile hiç bir şey paylaşmamıştık. Dolayısıyla bilmediğim bir şey dede. Bayram gezmeleri hariç gittiğimiz, Annemlerden daha büyük hiç kimsem olmadı benim daha doğrusu ben kimsenin hiç bir şeyi olmadım. Beni özlediği için hiç amcam beni aramadı mesela. Yada dayım çıkıp gelmedi yanıma.
 
Bakmayın bu kadar dramatik anlattığıma çok şükür kendi kendimize yetenlerdeniz. Lakin şöyle filimler olduğunda imrenmemek, yada tarifi pek olmayan bir boşluğu yok saymak kolay değil.
 
Buna yapacak hiç bir şey yok, ölenler dirilmiyor, doğulacak aileler seçilmiyor. Fakat o filimdeki gibi  bir anne, büyükanne olmamız mümkün.
 
Haydi o zaman önce kendimin insanlarını, sonra annemin insanlarını ve daha sonrada ninemin insanlarına...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder