Bugün artık kimse ölümcül hakikatlerden ölmüyor; çok fazla panzehir var.
Nietzsche
Bir karanlığın en ucundayken geçmişim kocaman dipsiz bir kuyu gibi. Gece karanlık, sessizlik en buyuk gürültü bu akşam. Konuşan hiç kimse yok içimde, ilk defa yapayalnızım. Bu sessizlik huzur vermiyor bana. Uçuruma sırtım dönük, bekliyorum. Nefes alışımın tek kanıtı, soğuk hava. Yavaş çekim oynayan bir filim karesi gibi. Zaman pelte misali çok ağır. Tenimi okşayan tatlı bir meltem var. Saçlarımı havalandıran, eteğimi korkutan.
Eteğim asi bir kız çocuğu misali pervasızca uçurumda salınıyor. Çok uzaklarda tatlı bir sohbet, sıcak bir dost var belli. Anılarımda kalan bir orman kokusu ve o melodi var hatırlamakta zorlandığım.
Bakışlarda ki o düşmanlık beni kendine hapseden. Başımı ne tarafa dönsem o nefret dolu kara kapkara bakışlar. Bir şahsa ait olan ama sanki herkese bulaşmış olan hastalıklı bir bakış bu. Matrix filminin kısametraj türk işi çakması misali.
İç karartıcı olan bina değilmiş.Bu binada yaşayanlarmış.Üzerimdeki zırhımla minnacık ışıklardan kocaman bir güneş yapıyorum. Yoksa burada ölmemek elde değil. Sevimli canavarlar filimi misali yönetim bizim çığlıklarımızdan,sinir harblerimizden besleniyor.
Bugün beni yerime gelen sevgili yeni kurbanları ile tanıştırdılar. Öyleki hakkımda neler söylediler ise artık, kadın yardım isterken temkinli ses tonu ile konusmaihtiyacı hissetti. Sistemin eski kurtlarından belli. Sinsi ve ben bilirim harafları fazlaca var. Kurumsal bir yapının içinde buyuyup gelmiş, buradaki anti kurumsal yapıyı çözmesi pek vaktini almaz sanırım. Kadının benim yerime gelmiş olmasından çok onda daha öncelerden tanıdığım ve o zamanlardan beri hoşlanmadığım bir tını var. Fazlaca önyargılıyım sanırım. Neyse beni çok ilgilendiren bir durum olmamak ile birlikte neler olacağını hep beraber izleyip göreceğiz.
Bu arada yarın sınav sonuçları açıklanıyor. Gerçek ile yüzleşmeye azkaldı.
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder